Ulusal Peynir Çalıştayı Yapıldı.

Tarım ve hayvancılık bakanlığı,Çanakkale ticaret borsası,Ezine Peynirciler derneği ve Onsekizmart üniversitesi altında ,  4 - 6 mayıs tarihleri arasında uluslar arası peynir çalıştayı yapıldı.

Tarım ve Hayvanclık Bakanı Faruk Çeliğin yaptığı açılışta,Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı , Onsekiz mart üniversitesi rektörü Yücel Acer , Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Türkiyenin önde gelen peynir üreticileri yerini aldı.

Bakan Çelik kendi elleri ile Belediye başkanı Ülgür Gökhan'a peynir tattırdı.

Ezine peynirciler derneğinin sponsorluğunda Kolin otel megaronda gerçekleşen çalıştayda 300 Firma yetkilisi katıldı.

konuşulan konuların başında ; 

Türkiyenin avrupa birliği ürün dağılımı ,bilinçli üretici , süt fiyatları , koyun ve keçi sütünde ki azalma sebepleri üzerine yoğunlaşıldı.

Süt ve süt ürünleri, tarımın en önemli alt sektörlerinden biri. Her şeyin modası geçiyor, çağlar bile değişiyor. Birçok çağ geride kaldı işte bilgi çağındayız, teknoloji çağındayız ama ne değişirse değişsin tarımın güncelliği tarımın varlığı sofralarımızın önemi hiçbir zaman değişmiyor. Dolayısıyla birçok şeyin değişmesi demek her şeyin değişmesi anlamına gelmiyor. Tarım önemini dünden ilk insandan beri, bugünde korumaya devam ediyor. İşte bu sektörün önemli alt bileşenlerinden olan süt ve süt ürünleri açısından durumumuz nedir diye baktığımızda, 19 milyon ton süt üretimi gerçekleşiyor Türkiye’de. Bunun yarısı, yaklaşık 9 milyon tonu sanayide işleniyor ve 5 milyon ton sütten de 660 bin ton peynir elde ediyoruz. 46 bin ton peynir ihracatı gerçekleştiriyoruz, 10 bin ton da peynir ithalatı gerçekleştiriyoruz. İhracatımızda 150 milyon dolarlık bir değer elde ediyoruz, bütçeye bir katkı sağlıyoruz, ihracatımıza bir katkı sağlıyoruz. Bu potansiyelin daha çok ihracat, daha çok pazarlarda yer almayı gerektirdiği gerçeği ile karşı karşıyayız. Peynir özeline baktığımız zaman Türkiye’de 190’nın üzerinde peynir çeşidimiz var, lakin dış piyasalarda bu çeşitlerimizin yeteri kadar karşılık bulup bulmadığını sorguladığımızda, 190’nın üzerinde çeşidi bulunan bir ülkenin peynirlerinin, ürünlerinin dünya piyasalarında yeteri kadar yer bulmadığını da tespit etmiş bulunuyorum. O halde yapmamız gerekenler var” dedi.

Bu konuda markalaşmanın önemli olduğunu söyleyen Bakan Çelik, “İşte diyoruz ki coğrafi işaretleme önemli. Baktığımız zaman sayabileceğimiz bir elin parmakları kadar, peynir ürününün coğrafi işaretleme bünyesinde olduğunu görüyoruz. Diğerleri, 190’nın üzerindekiler nerede, onlar maalesef istediğimiz ölçekte, gündemde yerlerini alamamaktadırlar. Geleceğe dönük kararları birlikte almamız gerekiyor ve cesaretle almamız gerekiyor. Eğer doğru kararları zamanında almaz isek dünya pazarlarında yer bulmakta zorlanırız, o pazarlarda yerimiz git gide daralır. Tarıma geçimlik tarım olarak bakamayız. O dönemler çok geride kaldı. Atadan babadan kalma bir anlayışla, yaklaşımla ben tarımda var olacağım, peynir üretimi gerçekleştireceğim, süt üretimini gerçekleştireceğim ve bitkisel üretimde adım atacağım bu mümkün değil. O dönemler bitti” diye konuştu.

Dünya pazarında yer alabilmek için iş forumları başlatıldığını söyleyen Bakan Çelik, “Peynirimiz, sütümüz, süt tozumu, bitkisel üretimimiz, ürünlerimiz, meyvelerimiz, sebzelerimiz dünya pazarlarında nasıl yer alacak. Yer alabilmesi için Tarım Bakanlığı olarak iş forumları başlattık. 6 ülke ile iş forumu yaptık. Bu iş forumlarının sonuncusunu Afrika kıtası ile yaptık. Gördük ki çok büyük imkanlar var. 54 ülke Afrika kıtasında gerek üretim açısından, gerekse bizim ürettiklerimizin tüketimi açısından, pazarı açısından son derece büyük imkanlar var. Elimizi çok tutabilirsek, yani tarımda gerçekten çok çok geride ve bizim deneyimlerimize çok ihtiyaç duyan Afrika ülkelerine eğer bizim iş dünyamız el atabilse hem üretimde, hem pazara mal sürme konusunda her çeşit malımızı sürme konusunda son derece büyük imkanların olduğunu bizzat 2 günlük o çalıştayımızda görmüş bulunuyoruz” dedi.

Sağlıklı, güvenilir gıdaya erişimin önemli olduğunu da söyleyen Bakan Çelik, “Bu konuda sektörle ilgili önemli kararlar alıyoruz. Biliyorsunuz geçmiş dönemlerde 2015’te peynir üretim tebliği yayınladık. Geçtiğimiz ayda da çiğ sütün marketlerde nasıl satılabileceği ile ilgili bir tebliği yayınladık. Gıda konusu gelince herkes işin profesörü kesiliyor, herkes konuşuyor, elinde kalemi olan herkes yazıyor. Maşallah ne kadar biliyorlar. Üreticinin ne çektiğini, ne tür zahmetlerle bu ürünü piyasaya sürdüğünü. Hangi alın terini akıtarak, hangi maddi imkanları heba ederek, harcayarak, piyasaya bu ürünü getirdiğini, sofralara getirdiğini dikkate almadan çalakalem o yenir, bu yenmez ifadeleriyle maalesef sektöre çok büyük darbe vurduklarının ya farkındalar, veya başka amaçları var. Başka enstrümanlar elde ederek, başka imkanlar elde ederek kendi geleceklerini kurtarmaya dönük ama sektörü baltalamaya dönük adımlar atıldığını ibretle izliyoruz. Çiğ sütün nasıl satılacağı ile ilgili ya tebliğ belirliyoruz. Diyoruz ki bu çiğ süt sağlıklı olması gerekiyor, hastalıklı olmaması gerekiyor. Başka 4 derecenin altında bir ısıyla muhafaza edilerek son tüketiciye ulaşması gerekiyor diyoruz. Tüketici de güven içerisinde bu çiğ sütü tüketmeli, alıp gidip evinde yoğurt yapmalı veya peynir yapmalı. Amaç ne, süt tüketimini talep çerçevesinde arttırmak. Ne kadar çok süt üretirseniz, tüketirseniz, ne kadar peynire dönüştürürseniz, ne kadar çok pazar bulursanız o derece hayvancılığınız gelişecek. Bu tebliğ ile olmadık değerlendirmeler yaptılar. Referandum sürecini de bu işin içine katanlar oldu. Maalesef sağlıklı bir gıdaya erişim noktasında atılması gereken adımları bile hazmedemeyen veya anlamayan zavallılar bu konularla ilgili gelişi güzel değerlendirmeler yaptılar, yapmaya devam ediyorlar

 diye konuştu.

Daha sonra Ezinede ki Firmalar ile görüşmek üzere ezineye geçti.